Tarih ve Bugün' ün dikkatli okurları Ali ŞERİATİ'nin eşi Puran ŞERİATİ'nin bir Türk gazeteciye (Gerçek Hayat dergisi için) verdiği ve benimde burada kimi çarpıcı bölümlerini naklettiğim röportajı anımsayacaklardır.
(ilgili yazı için tıklayınız)
O röportajın bir kaç hafta ardından yine İran düşünce dünyasından Abdulkerim Süruş'un Kur'anı Kerim üzerine hayli yankı uyandıran görüşleri bir çok İslam ülkesinde ve müslüman düşünürler ile din adamları arasında yankı bulmuştu. Konu ile ilgili ayrıntılı malumat için http://www.fikritakip.com/ Kenan Çamurcu'nun çeşitli zaman aralıkları ile tercüme edip yayınladığı karşılıklı görüşlere bakılabilinir.
Tüm bu düşünsel karışıklığa bir farklı bakış da (sanki bu kadar söylem farklılığı da yetmezmiş gibi (!) - elbette latife yapıyorum, butür tartışmalar en azından bizlere kimliklerimizi hatırlatması bakımından önemli.) Sibel ERASLAN 'dan geldi. İran'da İmam Humeyni'nin halen hayattaki eşi ile yaptığı görüşmenin ardından bir yazı ile olaya bir üçüncü gözden bakıyor. Hayli değerli bir bakış açısı sunuyor.
Puran Şeriati'nin ve Abdulkerim Süruş'un şuan ki farklı ve muhalif söyleminin arkasında yatan nedenlerden en azından birinin de yaşamış oldukları süreçleri olarak işaret etmekte.
İlgili Yazı için tıkalayabilirsiniz.
Öte yandan tüm bu düşünsel karmaşa arasında Sibel ERASLAN'a bu kendi bakış açısında İmam Humeyni 'nin eşi ile yapmış olduğu görüşmenin -ve İran'da yaptığı diğer görüşmelerin- ne derece etkileyip etkilemediğini de sormak gerekmez mi? Yaşanmışlık ve konjektürellik sadece başkalarının görüşlerini mi etkiler?
Abdurrahman AGA
İstanbul - Mayıs- 2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder